Sosyal medya çok kaotik bir ortam. Biraz fazla kendimi kaptırınca işler zıvanadan çıkıyor gibi hisediyorum. Bugün yine tüm gereksiz hesaplarımı kapattım. Facebook, Twitter, Instagram. Sadece gerekli olanlar kaldı. Bir sanat sayfası açayım dedim, dakikada bir takibe takip hesaplarının takip etmesinden kafam şişti.

Neyse şimdi daha sakin halime döndüm şükür, Sanat severler de benim bilgilerimden uzak dursunlar napayım. 🙁

Bu ara hiç yeni röportaj için çalışmaya başlamadım. Hazıra da dağ dayanmıyor malum. Ama şimdi araştır, mail at haber bekle bir dünya iş gibi geliyor. Ama insan işine de üşenmesi değil mi Kübiçen 🙁

Bu ara ev modunda fazla kaldığım için, işten uzaklaştım. Hafta sonum mutfakta ekmek yapmakla geçti. Dün özellikle, koca gün ekmek yoğurup pişirmekle geçti.

Yazının ismi ekmek, şiir ve dertleşmece koyabilirim bak. Güzel oldu 🙂

Geçen yeni bir şiir yazayım dedim. Yazamadım. Son bir yıldır resmen şiir yazamıyorum çok ilginç. Oysa önceden en azından oturunca kalem oynatabiliyordum. En son 2019 Şubat’ta başladığım şiiri 2019 Haziran’da tamamlamak nasip olmuştu. Sonu acı bir şiir…

Sakarya benim için şiir gibiydi, tadı damağımda kaldı. Sakarya’da bir sahafta başlayan hikayem İstanbul’a taşındı, ve yara olarak içimde kaldı.

Sakarya meydanda bir camii var, Orhan Camii. Avlusunda inanılmaz güzel sahlep yapan minik bir dükkan vardı. Orada kış vaktinde sahlep içmenin keyfi bambaşkaydı. Son bir yıldır sahlepe ağzımı süremedim ama 🙁

Sakarya küçük ama samimi bir yerdir. Kültür noktasında da insanı doyuran bir şehirdir. Mesela mutlaka takip edebileceğiniz bir sergi, gidebileceğiniz bir konser hediye eder size. Güzeldi Sakarya benim için her manada. Yemyeşil doğası, tertemiz havası, samimi ama küçük bir yandan da sevimli. Oradaki anılarımı bir öykü haline getirmek istiyorum bakalım başarırsam yayınlamayı çok isterim.

*

*

Uzun zamandır öykü yazmayı çok istiyorum. Böyle Ziya Osman Saba şiirlerinin verdiği o tatlı, sevimli, samimi ve sıcacık tadı öyküyle yakalamak. Çok isterim ama bir türlü fırsat bulamadım. Belki zamanı değil ama, bu ara çok heyecanlandırıyor beni öykü yazma fikri bile. Mustafa Kutlu, Çehov, Oscar Wilde gibi sevdiğim öykücülerin peşinde bu maceraya atlamayı çokkk isterimm. Ay hadi inşallah 🙂

Paylaş:

Kahveli Şekerli

administrator